eren akgül
Öyle özel biri değilim ben, orası kesin. Sıradan fikirlere sahip, sıradan bir adamım ve sıradan bir yaşam sürdüm. Bana ithaf edilmiş bir anıt falan yok ortada ve yakın zamanda ismim de hafızalardan silinecek ama yine de tüm ruhum ve kalbimle sevdim bir başkasını ve bu kadarı benim için her zaman yeterliydi...
kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Nisan 2018 Pazartesi
maymun kral
Etiketler:
ateş,
çarşaf,
eren akgül,
hira,
kadın,
maymun kral,
müzik,
şarap
5 Haziran 2014 Perşembe
XY
Bazen çığlık çığlığa geceler geçiyor, ömürden-önümüzden. Hep bir cam kenarı bulunuyor sigara içmek için, hep unutulmuş bir gazeteye yaslanabiliyor dirsekler. Dalmak için, bir şarkı yetiyor hem, çoğuzaman. En çok annesini seviyor erkek çocukları. Dalmak için en güzel şey bir kadının kucağı ve seni ne olursa olsun bırakmayacağını bildiğin. En çok annesini seviyor erkek çocukları ve evet en çok ona kızabiliyor, babasına küstüğünde, arkadaşlarıyla oynayamadığında ve cevdet en sevdiği oyuncak arabayı kırdığında.
Çökmüş bulutların arasından martılar uçuşuyor, her ne kadar gerçekte güzel bulmasa da bir ressam; resmediyor bir kaçını... Yakışacağını düşündüğü bir gökyüzüne elbet. Gökyüzü olur da deniz olmaz mı hem? Mavisinden, en fiyakalısından. Mart geçince içinde, simitler tutuşturuluyor insanın eline. Sıcak olmasa da seviyorsun sonra. Bir sıcak çay yanına. Elbet bir sigara bulunuyor her ince belli bardağın yanına. Elbet bir vapur gölgesi, öpmek için izmaritleri içine çeke çeke. En çok annesini seviyor erkek çocukları ve babalar kıskanmıyormuş gibi yapıyor.
Her çığlığa bir bebek uyanır o mahallelerde. Bahar geldi diyorsun sonra, anlıyorsun. Açık kapılı balkonlardan, bir bir yanıyor ışıklar. En çok annesine ağlar erkek çocukları. Erkek olur babasının yanında. Bu y kromozumundan elbet. Duygusallıklarımız illa ki x kromozumundan. "X" ayrıca bilinmeyen olarak geçmiştir matematiğe. Ya da bir çarpım işleminin sembolü. Hatırlarsan defalarca bilinmeyen bir hisle çarpıldığını. Ve bu yüzden 2 kere nefret edersin ergenlik yıllarında bu dersten.
Bazen çığlık çığlığa geceler geçiyor, önünden, önümüzden. Hep bir kalp ağrısı bulunuyor, bir sigara içmek için. İlla ki dolapta unutulmuş bir bira var ya da cam kenarında. Dalmak için bir kadın yetiyor hem. Annesine ihanet edercesine seviyor bazen bu koca erkekler. Ama en çok annesine ağlıyor. Ağlamak için en güzel yer bir kadın kucağı ve seni ne olursa olsun bırakmayacağını bildiğin... Ve annesi kulağına fısıldıyor;
"Tüm terkedişler, aslında terkediliş midir? Bir insan ne kadar uzaklaşabilir ki bir başkasından?"
Eren AKGÜL
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

